Sponsorlu Bağlantılar

2009 Öss Felsefe Soruları ve Çözümleri

Yazan: 09 Ağustos 2011  
Kategori: Çıkmış Sorular

Sponsorlu Bağlantılar

2009 Öss Felsefe Soruları ve Cevapları

Sayfamızda 2009 ÖSS de Çıkmış Felsefe Sorularını ve Cevaplarını, 2009 Öss Felsefe, 2009 Öss Felsefe Çıkmış Sorular, 2009 Öss Felsefe çıkmış sorular ve cevapları 2009 ÖSS Felsefe Soru Çözümü, 2009 öss Felsefe soruları cevapları ile, 2009 Öss Felsefe Soruları ve Cevapları Bulabilirsiniz.

2009 Öss Felsefe Soruları ve Çözümleri

1. Dünyanın başlangıcı, sonu ve niçin var olduğuna ilişkin
sorular hep merak uyandırır. Heidegger, bu türden
sorulara ilişkin genel fikirlerin ve bunların tarihinin
ayrıca bunlardan kaynaklanan başka şeylerin belirtilmesinde
felsefe sözcüğünün kullanılmasını olanaksız
kılmıştır. Bunun da Heidegger’in felsefeye en temel
katkısı olduğu söylenebilir.
Bu parçaya göre Heidegger’in felsefe sözcüğünün
kullanılmasını istemediği alan aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Etik
B) Metafizik
C) Estetik
D) Bilim felsefesi
E) Bilgi kuramı
2. Bilgiler yalnızca var olma mücadelesinde kullandığımız
araçlar olduğundan, doğru olmaları için uymaları
gereken nesnel gerçeklik diye bir şey yoktur.
Bu parça “bilgi kuramı”nın hangi temel sorusuna
yanıt niteliğindedir?
A) Doğru bilginin ölçütü nedir?
B) Duyu bilgisine güvenilir mi?
C) Akıl her şeyi bilebilir mi?
D) Neyi bilebiliriz?
E) Bilgi doğuştan mıdır?
3. Modern dünyamızda tek bir bilim felsefesi var: modern
bilimlerin felsefesi. Buna bilimin kendi kendisinin
yorumu veya bilimin bilimsel kurumlar tarafından yapılan
yorumu da diyebiliriz. Bilim, bilimin hem davalı
hem davacı hem de yargıç olduğu bir mahkemede
yargılanmaktadır. Neyin bilim olduğuna bu mahkemede
karar verilmekte, bu mahkemeden geçiş izni alamayan
her unsur bilim dünyasından kovulmaktadır.
Böyle bakıldığında bütün bilgi türlerini yargılayabilecek
adil mahkeme bulmak güç gibi görünüyor.
Bu parçada sözü edilen güçlüğün nedeni aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Yeniliklere açık olmama
B) Olumsuz eleştirilere karşı koyma
C) Bilgileri sorgulamada yine bilimin ölçütlerini kullanma
D) Ön yargılardan kurtulamama
E) Bilimin gelişme sürecini tamamladığını düşünme

4. Bilimin ilk ve son şeyler hakkındaki soruları yanıtlayamayacağını
kabul edersek, ki etmek zorundayız, bu
durumda bile bilimin yanıtlayabileceği sorular için bilinen
veya düşünülebilecek hiçbir sınır yoktur. Çünkü
bilim, ancak bilimciler gerçeğin ne olabileceği konusunda
hayal etme gücünü veya dürtüsünü yitirdikleri
zaman sona erer.
Aşağıdaki yargılardan hangisi bu parça için “karşı
tez” oluşturur?
A) Mutlak kesinlik hiçbir zaman bilinemez.
B) Bilimin geliştiği dönemde felsefeye gerek yoktur.
C) Hayal etme gücünün sınırı yoktur.
D) Bilinebilecek her şey biliniyor yeni bir şey aramak
gereksizdir.
E) Bilgiler arttıkça bilinebilir şeyler de orantılı olarak
artar.
5. Çiçek açmış bir erik ağacının önünde duruyoruz ve
ağaç da karşımızda. Ağaç oradayken ve biz onun
karşısında durduğumuzda, ağaç ve biz, karşılıklı bulunuyoruz.
Birbirimize göre, karşılıklı konumumuz
içinde varız. Demek ki bu karşılaşmada söz konusu
olan şey kafamızın içinde uçuşan tasarımlar değil.
Bu parça aşağıdakilerden hangisinin varlıkla ilgili
görüşlerine örnek oluşturur?
A) Rasyonalizm
B) Septisizm
C) Realizm
D) Nominalizm
E) Nihilizm
6. Ahlak felsefesinde nesnelcilikte, değerlerin dış dünyada,
onlara ilişkin kavrayışımızdan ayrı ve bağımsız
olarak var olduğu ve bunların insan tarafından bilinebileceği
ileri sürülür. Değerlerin ahlaki yargıları ve eylemleri
belirleyen ilkeler olarak kullanılmak durumunda
olduğu ve nesnelerle eylemlerin, kendilerinde insandan
bağımsız olarak var olan bir nitelikten dolayı
iyi ya da değerli olduğu savunulur.
Bu parçaya göre bir eylemin “iyi ya da değerli” olması
aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
A) Kişiye yarar sağlamasıyla
B) Evrensel ahlak yasasına uygun olmasıyla
C) Kişinin özgür iradesine bağlı olmasıyla
D) Özgürlüğün sorumluluk gerektirdiği düşüncesine
uygun olmasıyla
E) Kişinin, öyle davranmasının ödevi olduğunu düşünmesiyle
7. Bir resim, düşünülerek bulunmaz, bizzat ele alınmadan
kurgulanmaz. Bir insanın düşüncelerinin değişmesi
gibi, bir resim de yapılırken sürekli değişir. Ve
hatta bittiğinde bile, ona bakanların bilinç durumlarıyla
bağlantılı olarak değişmeye devam eder. Günden
güne ve yaşamın bize dayattığı değişimlere katlanarak…
Bir canlı gibi resmin de kendine özgü bir yaşamı
vardır. Aslında bu çok doğal, resim ona bakan
insan aracılığıyla yaşar.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?
A) Resim alımlayıcıya göre şekillenir.
B) Sanat ürünü olmuş bitmiş bir yapıda değildir.
C) Sanatçının yapmayı düşündüğüyle yaptığı aynı
değildir.
D) Sanat ürününün varlığı alımlayanın olmasına
bağlıdır.
E) Sanat yapıtı olmadan sanattan söz edilemez.

CEVAP ANAHTARI: 1.B 2.A 3.C 4.D 5.C 6.B 7.E

  • Kaynak İndirme Bilgileri
  • Site: www.derscalisiyorum.com
  • Dosya İçeriği: 2009 Öss Felsefe Soruları ve Çözümleri
  • Dosya Boyutu/Türü: 24.4 KB/ Word
  • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.
Gelen aramalar: 2009 öss felsefe soruları ve cevapları,2009 ygs felsefe soruları,2009 ygs felsefe soruları ve cevapları,2009 ygs çıkmış felsefe soruları ve cevapları,2009 felsefe soruları
Sponsorlu Bağlantılar
Derscalisiyorum.com: YGS | LYS | ÖSS | SBS | ALES | AÖL | AİÖ | AÖF | KPSS | DGS | İlkokul (1-2-3-4.Sınıf)  Ortaokul (5-6-7-8.Sınıf) ve Lise 9-10-11-12 Sınıf Konu Anlatımı, Denemeler, Çıkmış Sorular, Çözümlü Sorular, Ders Notları, Sunumlar, Slaytlar, Yazılı Soruları, Konu Anlatımı Videoları bünyesinde bulunduran Türkiye'nin En Büyük Eğitim Sitesi.
Kaynakların Kopyalanması: Kaynaklara ulaşmanıza yardımcı olması için sitemizdeki kaynakların altına indirme linkleri eklenmiştir.Bu linkleri tıklayarak istediğiniz kaynağı bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Yorumlar